Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

1 Ağustos 2012 Çarşamba

“Yaşadıklarım beni çok yıprattı”  dedi doğmakta olan cenin.
“Günaydın” dedi sabahleyin nöbeti devralmaya gelen bekçi, mezarlığa doğru.
“Tüm aksiliklere karşın yine de iyi bir yolculuktu, değil mi?” dedi düşmekte olan uçağın pilotu, mikrofondan.
“Bugünlerde bir değişiklik yapmalı” dedi müebbet hapis yatan suçlu.
“Yağmur başladı, keşke yanıma şemsiye alsaydım” dedi köprüden aşağı atlayan adam.
“Üzülme, yenisini alırız” diye fısıldadı bitkisel hayata giren kocasının kulağına kadın.
“Karanlıktan korktuğum için gözlerimi kapıyordum” dedi o.
“Seviyordum, onun için öldürdüm” dedi cellat.
“Tekdüzelikten nefret ederim” dedi şarampole yuvarlanan arabanın şoförü.
“Güldürme beni” dedi kendisini gıdıklayan çocuğa kedi.
“Rahatsız ettiysem özür dilerim” dedi katil cesedin başucunda.
Biri bu olanları Eric Clapton’a anlatmalı.

En çokta ne koyuyor biliyor musun? Yarı yolda bırakıp gitmesi koyuyor. Hani her şeyi yapıyorsun onun için, sevdiğini söylüyorsun, her şeyi yapmaya hazırsın… Onun uğruna her şeyi yapabileceğini söylüyorsun, yapıyorsun da… Ama o çekip gidiyor. 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder